| Narrator: Nesrin hanım genç adamın kolundan tutarak Eminenin yanından ayrıldı. |
| Taking the young man by the arm, Nesrin hanım left Emine’s side. |
| Nesrin: Biraz misafirlerle meşgul olsana Bülent. Bak Jalenin bir çok güzel arkadaşı var. |
| Won’t you please look after the guests a little, Bülent. (Lit., be busy with) Look, Jale has many very lovely friends. |
| Bülent: Bütün davetlilerle ayrı ayrı meşgul olmama imkân yok.. Siz idare edersiniz canım. |
| There’s no way I can look after all the guests individually. (Lit., There’s no possibility for my being busy with all the guests one by one.) You’ll manage, dear. |
| Nesrin: Hele gel. Seninle tanışmak isteyen genç hanımların yanına gidelim. |
| Just come. Let’s go over by the young ladies who wish to meet you. (Lit., let’s go to the side of) |
| Bülent: Peki peki.. geliyorum. |
| OK, OK, I’m coming. |
| Narrator: Emine bir türlü bitiremediği içki bardağı elinde bir müddet etrafındaki birbirinden şık ve neş’e içinde kahkahalar atan kalabalığı seyretti. Artık sıkılmaya başlamıştı. |
| (Holding) in her hand the drink that she had been quite unable to finish, for a while Emine observed the joyful, laughing crowd around her, each person more elegant than the next. Now she began to get bored. |
| Emine: Gitsem iyi olacak. Çocuklar da yalnız. |
| I’d better go (now). (Lit., It would be good if I went.) And besides, the kids are alone. |